"En hızlı ve en güvenli çözüm"

24 Kasım 2016 Perşembe - 17:00
Kategori: Beton

PAYLAŞ

Türkiye'deki faaliyetlerini 1980'li yıllardan bu yana sürdüren Doka Kalıp İskele, 3. Havalimanı, Osmangazi Köprüsü ve Ankara-Sivas Hızlı tren hattı gibi önemli projelerde yer alıyor. "Müşterilerimize en hızlı ve en güvenli çözümleri sunmaya çalışıyoruz” diyen Doka Kalıp-İskele Genel Müdürü Ender Özatay, Doka'nın faaliyetleri hakkında genel bilgi veriyor

1868 yılında Avusturya'da ahşap işletme atölyesi olarak faaliyetlerine başlayan Doka Kalıp İskele, bugün dünya genelinde 6 bin çalışanı ile 70'den fazla ülkeye hizmet veriyor. Üstyapı ve altyapı projelerinde kullanılan endüstriyel kalıp sistemlerinin satış, kiralama, bakım ve onarım işlerinin hizmetini veren firma, projelere sunduğu kalıp-iskele sistemleri ve mühendislik çözümleri ile müşterilerine hem güvenli çalışma ortamı hem de maliyet avantajı sağlıyor. Türkiye’deki faaliyetlerine ise 1985 yılında farklı firmaların temsilciliği ile başlayan Doka, 1999 yılında Doka Türkiye'yi kuruyor. Daha sonra Azerbaycan ve Ankara ofisi ile Irak temsilciliğinin de faaliyete geçmesiyle Doka Türkiye'nin belirli bir bölgesi oluştu ve çalışmalar günümüzdeki halini aldı. Firma, şu anda ise 128 şantiyede çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor. Doka Türkiye'nin sorumlu olduğu bölgeleri ve çalışma prensiplerini sıralayan Doka Türkiye Genel Müdürü Ender Özatay, konuyla ilgili şunları kaydetti: “Doka Türkiye, sadece Türkiye'den sorumlu değil. Gürcistan hariç Kafkas ülkeleri, Orta Asya ülkelerinden Kazakistan ile Türkmenistan ve Orta Doğu ülkelerinden de sadece Irak, bizim bölgemizde yer alıyor. Geriye kalan ülkelerin hepsinde Doka bulunuyor. Yani Katara baktığınızda 'Doka Katar', Lübnan'a baktığınızda 'Doka Lübnan' yer alıyor. Doka Türkiye olarak bizim o bölgelere satışımız ve hizmet vermemiz söz konusu değil. Herkes sorumlu olduğu bölgelerde çalışmalarını sürdürüyor. Doka Türkiye, Gebze’de 17 bin metrekare alan üzerine kurulan gelişmiş tesisinde faaliyetlerini sürdürerek bölgesindeki müteahhitlere hizmet veriyor.”

Stoklar, pazarın talebine göre belirleniyor

 

Satışlarının yaklaşık yüzde 30'unu Türkiye'de üretilen ürünlerin oluşturduğunu dile getiren Genel Müdür Ender Özatay, firma olarak tek bir tesisten tüm dünyaya en düşük maliyetli üretim yapmayı hedeflediklerini ve bu doğrultuda çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi. Özatay, “Türkiye'de çok fazla üretim yapmıyoruz. Ürettiğimiz ürünler satışlarımızın yüzde 30'unu kapsıyor. Doka olarak tek bir noktadan tüm dünyaya üretim yapmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda da marka ile özdeşleşmiş Doka kirişlerimiz, otomatik tırmanır kalıp sistemlerimiz, kolon, perde ve temel kalıplarımızın tamamı Avusturya'daki merkez tesisimizden geliyor. Türkiye'de sadece döşeme sistemlerini üretiyoruz” dedi. Doka'nın Avusturya'daki 350 bin metrekarelik modern bir tesisinde 600 milyon euroluk ürün stoku olduğunu ve pazarın talebine göre de Türkiye'deki stoklarını belirlediklerini aktaran Özatay, konuyla ilgili olarak sözlerine şöyle devam etti: “Pazarın talebine ve pazarı nasıl yönlendirmek istediğimize göre stoklarımızı biz belirliyoruz. Örneğin; 2014 yılında Türkiye'de koruma perdesi diye bir iş yoktu. Bu işi Türkiye'ye ilk biz getirdik diyebiliriz. Bu sistemi getirmek içinde belli bir stok yapmanız gerekiyor. Ürün stokumuzu yaptık ve ürünü pazara sunduk. Şu anda Türkiye'de bu ürün grubunda yüzde 60 pazar payımız var. Türkiye'nin her yerinde 13 farklı binada bu ürünlerimiz kullanılıyor. Türkiye stoklarında olmayan ürünü ise 5 gün içerisinde getirerek müşterimize teslim ediyoruz. Şirketimizin Avusturya stoğu şu anda 600 milyon Euro. Tesisimiz adeta bir dağıtım merkezi gibi kullanılıyor.

 

Projeler

Doka'nın en önemli pazarını Almanya, ABD ve Ortadoğu ülkelerinin oluşturduğuna dikkat çeken Özatay, Türkiye'nin 90 ülke arasında ilk 20’de yer aldığını belirtti. Doka Türkiye'nin kalıp ve iskele sektöründe geniş bir ürün parkına sahip olduğunun altını çizen Genel Müdür Özatay, Doka'nın yer aldığı büyük projeleri şöyle sıraladı: “Doka Türkiye olarak 128 şantiyede çalışmamız devam ediyor. İstanbul Kartal sahilinde inşası süren İstanbul Marina projesi, bizim için çok önemlidir. Proje Doka’nın faaliyet gösterdiği tüm ülke ofisleri arasında yapılan yarışmada “En zorlu mühendislik çözümü” dalında en iyisi ödülünü almaya hak kazandı. Bunun haricinde 3. Havalimanı, Mazıdağı Entegre Gübre Tesisi, Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren hattı viyadüğü, Adana, Elazığ, Erzurum, Gazitantep, Ankara Etlik Entegre Sağlık Kampüsleri, Sinpaş GYO Queen Central Park Bomonti, Sinpaş GYO Ege Vadisi, Kuzu Effect Ankara, Ankara Kumru, Karabiga ve Tufanbeyli termik santralleri ile Doğa lojistik merkezi gibi önemli büyük projelerimiz arasında yer alıyor.” Doka İskele Kalıp'ın ürünlerinin konut, konut dışı ve alt yapı sektörlerinde kullanıldığını belirten Özatay, işlerinin yüzde 40'ını alt yapı projeleri, yüzde 60'ını ise konut ve konut dışı projelerinin oluşturduğunu aktardı. Marmara Bölgesi'ndeki projelerin, işlerinin yüzde 50'sini kapsadığını da vurgulayan Genel Müdür Ender Özatay, Ankara ve doğusunda daha çok hastane projelerinin, İstanbul'da da konut ve mega projelerin, İstanbul dışında ise alt yapı projelerinin ön planda olduğunu ifade etti. Doka Türkiye olarak İran'da da yıllardır faaliyet gösterdiklerini hatırlatan Ender Özatay, İran'da otel, alışveriş merkezi, termik santral projelerinin olduğunu kaydederek Türkiye'de açmayı planladıkları büyük bir tesisle Türkiye ve İran pazarını buradan daha fazla desteklemek istediklerini sözlerine ekledi.

3. Havalimanı'nda kullanılan ürünler

 

Devam eden projeler içerisinde en önemli alt yapı işinin 3. Havalimanı projesinin olduğunu kaydeden Ender Özatay, projede kullanılan ürünleri açıkladı. Özatay, “Projede TS-EN 12810 sertifikalı Doka Universal iş iskeleleri ve merdiven kuleleri tercih edildi. Doka d2 yüksek kapasiteli yük taşıma iskelesi yüksek kapasitesi ve ekstra et kalınlığı sayesinde döşeme, kirişlerin dökümü, otopark bağlantı viyadükleri ve çatı çelik işleri için tercih edildi. Ayrıca sıcak daldırma galvanizli yapısı sayesinde uzun ömürlü olan iskele sistemi, ürünün aynı projede defalarca kullanılmasını ve hatta başka projelerde de uzun dönemler kullanılmasına olanak tanıyor. XP Kenar Koruma Sistemi ise terminal binasının yapımında maksimum güvenlikte çalışma ortamının yaratılmasını sağlamış oldu. Hızlı ve kolay kullanıma sahip panel korkuluklar sayesinde masa kalıpların esnasında ciddi zaman tasarrufu sağlandı. Geniş yüzeyli kalıp Top 50 ise merdiven perdesi ve dış toprak perdesi dökümlerinde kullanıldı. Yüksek basınca dayanaklı ürün sayesinde 12 metre yüksekliğindeki perdelerin dökümüne olanak sağlandı. H20 top ve eco serisi, kiriş ve döşemelerin dökümünde kullanıldı. Çerçeveli kalıp framax xlife, servis tünel ve APM tünel perdeleri dökümünde kullanılıyor. 2.70 m genişliği, 3.30 yükseklik özelliği ile bir tek Doka’da mevcut olan ürün geniş perde dökümlerinin hızla ve kolaylıkla gerçekleştirilmesini sağladı. Çerçeveli kalıp Framax Eco APM tünel perdeleri, Çerçeveli kKalıp Frami Xlife de kirişlerin alın kalıpları için tercih edildi” dedi.

İkinci el ve kiralama

Doka'nın kiralama ve ikinci el satış hizmeti de verdiğini hatırlatan Genel Müdür Ender Özatay, iş hacimlerinin yüzde 30'unu kiralama yüzde 15'ini ise ikinci el satışın oluşturduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Süre ve sermayeye göre kiralama ve satış işlemleri fark gösterebiliyor. Kısa süreli alt yapı projelerde kesinlikle kiralama tercih edilmelidir. Orta boyutlu bir firmasınız hastane projesi aldınız önünüzde bir daha böyle bir iş yok tabii ki o zamanda kiralama. Sürekli inşaat ve sürekli kaba inşaat yapıyorsanız satın almayı tercih etmelisiniz. Satışımızın yüzde 15'ini de ikinci el oluşturuyor. Kiradan gelenleri yeniden kiraya vermek istemiyorsak satışa sunuyoruz. Örneğin şu anda 300 bin metrekarelik döşeme kalıbı malzememiz var. Belirli dönemlerde özellikle kiralamanın yavaşladığı dönemlerde satıyoruz.”

"Concremote sadece Doka’da"

 

Kalıp ve iskelenin dışında güvenlik sistemleri ürünlerini de pazara sunduklarını aktaran Özatay, güvenlik sistemleri olarak koruma perdesi sistemlerinin bulunduğunu, bunun dışında genel güvenlik sisteminin de devreye girmek üzere olduğunu söyledi. İnşaat, kalıp ve iskele sektörünün, dijitalleşen dünyada en geride kalan sektörler olduğunu dile getiren Ender Özataya “Bu sektörlerde hiçbir şey değişmedi. Kullandığınız beton aynı beton, demir aynı demir sadece kalıp teknolojisi biraz gelişti diyebiliriz. Kalıpta dijitalleşmeye yönelik ürünler çıkmaya başladı. Bunların ilkini biz bu sene çıkarttık. Beton dayanımını gerçek zamanlı ölçen Concremote ile betonun kürüleşmesinin ölçümünü yapıyoruz. Artık kalıp almak için belirli bir süreyi beklemenize gerek yok. Türkiye ulusal standartlarına da uygun geliştirilen Concremote, beton dayanımını taze beton içine yerleştirilmiş sensörler sayesinde gerçek zamanlı ve yerinde ölçümleme imkanı sunarak kullanıcılara hem zaman kazanımı hem de maliyet avantajı sağlıyor. Taze beton içerisine kolaylıkla yerleştirilen bu sensörler sayesinde kullanıcılar beton dayanım sürecini eş zamanlı takip edebildikleri web portalına cep telefonlarından ya da tablet bilgisayarlarından devamlı erişim imkanı bulabiliyorlar. Sonucunda da istenilen beton dayanım değerine ulaşıldığı zaman kullanıcılar email veya SMS yolu ile haberdar ediliyorlar. Concremote, kullanıcıya kablosuz data erişimi ve güvenli web portali sayesinde, ölçülen datalara her yerden ve her zaman ulaşılabilme imkanı sağlamasının yanı sıra, elde edilen bilgileri arşivleyebilme olanağı da sunuyor. Beton mukavemet gelişimini gösteren, anlaşılması kolay grafiklerle sayesinde de kullanıcı güvenilir sonuçlara çok daha hızlı ve güvenilir bir şekilde ulaşmış oluyor. Betonun mukavemet gelişimi ile ilgili standartlara uygun ve güvenilir bilgi verebilmek adına geliştirilen ve uluslararası kabul görmüş ağırlaştırılmış olgunluk metodunu (WMM) kullanan Concremote en güvenli kalıp sökümü için olası en erken zamanı belirleyerek kalıp söküm süresinin düşürülmesini sağlıyor. Beton oluşum süreci ile ilgili anlık sağlanan datalar sayesinde istenilen sonuca daha doğru ve hızlı şekilde ulaşılmasını sağlayan Concremote sayesinde sahada hem zaman hem de maliyet optimizasyonu sağlanarak iş verimliliği daha da arttırılmış oluyor" açıklamasında bulundu.

Doka 'UniKit' ilk kez tanıtılacak

2016 yılını değerlendiren ve 2017 yılı hedeflerini açıklayan Ender Özatay, 2016'da 78 milyonluk yatırım yaptıklarını hatırlatarak konuşmasına şu şekilde devam etti: “2016'da ciddi bir yatırım yaparak ürün parkımızı büyüttük. Türkiye'de yaşanan olaylardan dolayı da yüzde 20'lik bir talep azalması yaşadık. Satışlarımız geçen senenin altına düşmedi hala geçen senenin çift haneli üzerinde. Ancak 2016 planımızın altında kaldık. 2017 yılında olumsuz olaylar yaşanmazsa, 2016 yılından daha iyi olacağına inanıyorum. Şu andaki sinyaller bunu gösteriyor.” 12-15 Ocak'ta düzenlenecek olan İskele Kalıp Fuarı'na katılarak fuarda yeni ürünlerini tanıtacaklarının bilgisini veren Ender Özatay, “Fuarda yeni ürünümüz olan Doka UniKit'i ilk kez tanıtacağız. Özellikle şehir içinde bir çok köprülü kavşaklar yapılıyor ve bu kavşaklar yapılırken trafik başka hatta aktarılıyor ya da kesiliyor. Artık bunların hiç birine gerek kalmadan çalışmalarınıza devam edebileceğiniz boydan boya uzanan hazır kalıpları alana yerleştirip, köprülü kavşak yapılırken trafiğin akışını etkilemeyecek bir kalıp sistemi geliştirdik. Bu ürünümüzün tanıtımını ilk defa fuarda Türkiye'de sergileyeceğiz” diye konuştu.

Endüstriyel kalıp

Konuşmasına kalıp ve iskele sektörünü değerlendirerek son veren Özatay, kalıp ve iskele sektöründeki üreticilerin, pazardan çok daha hızlı büyüdüğünü söyleyerek şunları ifade etti. “İskele ve kalıp firmaları, inşaat pazarından daha hızlı büyüyor. Bunun en büyük sebebi ise iş güvenliği bilincinin yaygınlaşmasıdır. İş güvenliği bilinci yaygınlaştıkça kara kalıptan, endüstriyel kalıba dönüş hızlandı. Bu dönüşüm hala devam ediyor. Türkiye'de inşaat sektörü büyümesi yerinde seyretse bile kalıp ve iskele pazarının büyümeye devam edeceğini görüyoruz. Çünkü, kara kalıptan, endüstriyel kalıba doğru büyük bir dönüşüm içerisindeyiz. Kara kalıptan, endüstriyel kalıba geçisin birinci önemli sebebi iş güvenliğidir. İkincisi toplam proje maliyetinin endüstriyel kalıp kullanımıyla düşmesidir.Fakat sürekli olarak inşaat sektörü içerisindeyseniz bir kalıp yatırımı yaparak sonraki işlerde çok daha ekonomik çözümler sunabilirsiniz. İnşaat sektöründe müşterilerimizin karşısında iki noktayla ön plana çıkıyoruz. Müşterilerimize en hızlısını ve en güvenlisini sunmaya çalışıyoruz. Müşterilerimize en ucuz kalıp sistemlerini size biz sunarız diye bir taahhütte bulunmuyoruz. Biz, en hızlı ve en güvenli çözümü sunarak toplam maliyetimiz hepsinden düşük olur şeklinde söylemlerde bulunuyoruz.”

Yorumlar

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap

İLGİLİ HABERLER