Kiralama anlayışı ve çalışma şeklimiz

11 Temmuz 2018 Çarşamba - 09:30
Kategori: CPT

PAYLAŞ

Kiralama anlayışı ve çalışma şeklimiz
Kiralama anlayışı ve çalışma şeklimiz

Geçtiğimiz aylarda Apa Yayıncılık Grubu’nun güzel organizasyonlarından birini daha yaşadık. İş makinelerinde kiralama üzerine bir günlük bir sempozyum havasında geçen çalışmaydı. Oldukça kalabalık olan salonda hem katılım yüksekti, hem de konuşmacıların sayısı fazlaydı.

Özellikle yabancı konuşmacıların anlatmaya çalıştığı, bizim çok dikkat etmediğimiz finansal analiz kısımlarını ayrıca değerlendirmek gerekir. Bu konuda her konuşmanın kayıtlarını Apa Yayıncılık her sayıda yayınlarsa sempozyuma katılamayan arkadaşların da faydasına olacağını düşünüyorum. Hem böyle bir çalışma için hem de güzel organizasyon için Apa Yayın Grubuna ülkem adına teşekkür etmek istiyorum.

İSFALT Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Sönmez

Söz konusu sempozyum aslında bizim için son derece önemli. Öncelikle iş yapan, yapmaya çalışan tüm müteahhitleri, endüstriyel yatırım işleri ile uğraşan tüm firmaları ve bizim gibi kamu kuruluşlarını ilgilendiren bir konu. Benim yaşımdaki tüm mühendislerin ve müteahhit firmalarda çalışan arkadaşların beklentileri daha farklıdır. Bizler mesleğe başladığımızda iş makinelerinin sayısı azdı ülkemizde. Yurt dışından da makine getirmek o tarihlerde zor ve uzun süreçlerdi. O nedenle biz hep makine hayali ile yaşadık. Dergilerdeki makine fotoğraflarının bile bizim için çok önemi vardı ve bizler de hala çalıştığımız yerlerde aklımızın bir köşesinde kendi makinemiz olması düşüncesi hala vardır. Ama zaman geçtikçe bu fikir de değişiyor, çünkü artık aradığınız her türlü iş makinesine ulaşabilmek mümkün. Mutlaka bir yerlerde var. Çok özellikli bir makine bile istiyorsanız ama temsilci firmalar ama kiralama işi yapan firmalar çok kısa sürede bu makineyi bulup getirebiliyorlar. Tabii ki bazı çok özellik gerektiren makine ekipmanlar kendi malımız olabilir ama artık kira gerçeğini de kabul etmemiz gerekiyor.

Yazımın giriş kısmında kira konusunu kısaca ele aldıktan sonra aslında başka bir konudan bahsedeceğim. O da benim sevmediğim adıyla “Vinç”, olması gereken adıyla da “Ağır Yük Kaldırma ve Taşıma Ekipmanları”. Benim Üniversitede verdiğim dersin ilgili konusunun adı bu; “Ağır Yük Kaldırma ve Taşıma Ekipmanları”. Çünkü kaldırma işi yapan birçok firma artık rastgele yük kaldırma işleri yapmıyor. Yaptırdığımız tüm işlerde görüyorum bu durumu. Firma yetkilisi geliyor ve konuşma esnasında “kaç ton kalkacak?, ne kadar mesafeden uzanarak alınacak?, taşınacak mı, yoksa direk alınarak mı konulacak?” sorularını soruyor. O’nun unuttuğu, atladığı bir şeyler varsa da bizler söylüyoruz, uyarıyoruz. Yani kaldırma işi ile uğraşanlar sadece klasik anlamda bir vinç işi yapmıyor artık. Bir mühendislik işi yapıyorlar. Hele hem kaldırıp yüklenecek hem de taşınacak işler varsa bu direk olarak hesap gerektiren, açısal çalışma gerektiren, iklim şartlarını gerektiren bir durumdur ve bu iş başarıyla yapılabiliyorsa o zaman sadece vinçle kaldırma olarak bakılamaz, bu işin adı kaldırma ve taşıma işidir, bir nevi lojistik mühendisliği işidir. Bu işle uğraşan arkadaşların yaptıkları işi küçümsememeleri gerekir. Tabii bunlar için de kendilerini geliştirmeleri ve teknolojiyi de takip etmeleri gerekiyor.

Konu sadece iyi ekipmanla ve iyi elemanla da bitmiyor. Konunun önemi farklı boyutlarda. Hele hele bizim gibi kamuda çalışanların prosedürleri çok uzun ve ciddi evrak işi. Çünkü bizler Kamu İhale Kanunu’na tabi olarak çalışıyoruz. Kanunun uygulamasında bazı zorunlu durumlar var. Bazen teklif istediğimizde bile kanunun istediği formatı internetten indirip doldurup gönderemeyen firmalar var. Vergi borcu yoktur yazısı, SGK ilişiksiz belgesi, bunlar kanunun istediği belgeler. Bunları alamayan firmalar var. Teminat mektubu istendiğinde, “koca vinci verdim ya, ne teminatı istiyorsun?” lafını etmeyecek firmalara ihtiyaç var. Veya teklif istediğimizde “babam gelsin o biliyor fiyatları” demeyecek firmalara ihtiyacımız var.

Tabii o günkü konuşmamda da söyledim. Kamu da bu arada masum değil. Kamu da ne istediğini bilecek. Kamu da isteklerini net olarak ifade edecek. Ama kamunun kanundan kaynaklanan bazı zaafları var. Kanun bağlıyor kamu kurumları ve kuruluşlarını. O nedenle de kamunun sizden aldığı tekliflerin de hem ciddi olması lazım hem de bir platform adı altında olması lazım. Ben hep bu anlamda “iş makineleri kiralama platformu” nu önerdim. Siz adına dernek dersiniz, başka isimler koyabilirsiniz ama bir oluşuma ihtiyaç var. Bunu en iyi kamuda çalışan arkadaşlar bilir. Çünkü bizim kanun gereği yapmamız gereken evraklarımızın bir kısmını şu anda firmalardan temin ediyoruz. Mesela yaklaşık maliyet dediğimiz kısım bunlardan biri. Yaklaşık maliyet için aldığımız fiyatları firmalardan alıyoruz. Firmalardan aldığımız fiyatlar zaman zaman sorun olabiliyor ama bir oluşum adı altında alındığında devletin idari mekanizmaları açısından sorun olmayabiliyor. Buna benzer çok olay var söylenebilecek. Tabii bir de işin firmalar açısından boyutu var. Belki de firmalar için yeterlilik kriterleri de oluşmalı. Elinde sadece tek bir araç olan firma gidip koca bir endüstriyel tesisin montaj demontaj işini de almamalı. Bütün bunlar zaman içinde konuşacağımız ve de değerlendireceğimiz olaylar ve de eylemler olması gerekiyor.

Bu tür konular için de zaman zaman bir araya gelip, konuları tek tek ele alıp konuşmak ve değerlendirmek gerekir. Böyle konuşmadan sorunları çözmemiz mümkün değil. Sebebi de herkesin sorununu kendisinin bilmesi yeterli değil çözüm için, sorunun ortak bir sorun olduğunu kabul etmemiz ve de çözümü de birlikte oluşturmamız lazım. Bu da ancak konuşarak olur. Bu konuda sürekli toplantıların yapıldığını biliyorum, en azından haberim var, ama daha konuşulacak çok konumuz var.

 

Yorumlar

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap

İLGİLİ HABERLER