Kadın eli değen sektörde, tabular yıkılıyor

20 Kasım 2015 Cuma - 14:30
Kategori: Röportaj

PAYLAŞ

Kadın eli değen sektörde, tabular yıkılıyor
Kadın eli değen sektörde, tabular yıkılıyor

Baret, çizme, çamur, beton, şantiye, iş veya inşaat makineleri... Tüm bunlar erkeklere dair bir alana ait gibi dursa da iş ve inşaat makineleri sektöründe, gerek sahada gerekse yönetimde çalışan başarılı birçok kadın bulunuyor. Erkek egemen kabul edilen bu sektörde disiplinli çalışmaları ve estetik bakış açılarıyla kendine yer edinen kadınlar, duygusal zekâlarıyla da iş dünyasına farklı bir perspektif kazandırıyor.

Son yıllarda Türkiye’de çalışan kadınların sayısı hızla artmaya başladı. Kadınlar, karşılaştıkları pek çok soruna rağmen, başarılarıyla iş dünyasında yükselmeye çalışıyorlar. Türkiye, cinsiyet eşitliği bakımından dünyada karnesi pek de parlak olmayan ülkelerden olsa da hayatımızın hemen hemen her alanında başarılı kadınlara rastlıyoruz. Türkiye'de kadın yöneticilerin en çok yer aldıkları pozisyonun başında yüzde 23’lük bir oran ile satış geliyor. Ardından yüzde 16 ile CFO (Finans Baş Sorumlusu) pozisyonu ve yüzde 13’erlik oranlarla insan kaynakları ve pazarlama yöneticiliği görevleri bulunuyor. İş ve inşaat makineleri sektöründe de satış ve pazarlama alanında yoğunlaşan kadınların başarısı gözden kaçmıyor. Kiminin tesadüfen kimininse okuduğu bölüme en yakın alan olarak görüp çalışmaya başladığı iş ve inşaat makineleri sektöründe, kadınlar işini ve çalıştığı sektörü oldukça sevdiğini söylüyor. Bir diğer ortak söylem ise sektörde, “daha fazla kadın çalışan” görmek istedikleri yönünde. Acarlar Makine Kurumsal İletişim Müdürü Semra Acar, Ascendum Türkiye Satış ve Pazarlama Destek Müdürü Ebru Nihan Celkan, HMF Makina Genel Müdür Yardımcısı Reyhan Uğurlu Yücel, SİF İş Makinaları Kurumsal Direktörü Esra Temel Vurgun ve UP Makine Satış ve Pazarlama Müdürü Sibel Aygül ile hem yönetim hem de sahada görev alan kadın sayısında artışın yaşandığı sektörümüzde, kadının iş hayatındaki yerini, avantajlarını, dezavantajlarını konuştuk. 

Acarlar Makine Kurumsal İletişim Müdürü Sema Acar Tunçelli

Acarlar Makine Kurumsal İletişim Müdürü Semra Acar:

“Bir anne için kariyer yapmak daha zor”

Bir kadının evdeki sorumluğunun erkeğe göre çok daha fazla olduğunu ifade eden Tunçelli, bu nedenle kadınların iş ortamında başarılı olma şansının erkeklere oranla daha düşük ve zor olduğunu belirtiyor. Kadınların özellikle çocuk sahibi olduktan sonra kariyer yapmakta daha zorlandığını aktaran Sema Acar Tunçelli, bunu şu sözlerle açıklıyor: “Biz kadınlar da iş ve kariyer istiyoruz ama çocuksuz da olmuyor. Hamilelik döneminde bir süre iş hayatından uzak kalınıyor ve sonrasında bir süre genelde ücretsiz izin alınıyor. Bütün bu süreçlerin sonunda ücret karşılığı evde kendi yapması gerekenleri başkasına yaptırıyor. Yani işte mesai yaparken bir taraftan başkasına bıraktığı çocuğunu düşünüyor. Ülkemizde üst düzey yöneticiler de eleman alırken bu gerçekleri göz önünde bulunduruyor. Bekar ise evlenecek, yeni evli ise yakında çocuk sahibi olacak, çocuğu varsa saydığım sorunları ve sorumlulukları zaten var düşüncesiyle durum kadınlar için zor bir süreç alıyor. Diğer taraftan bakıldığında firma işe aldığı elemana yatırım yapıyor, eğitim veriyor ve karşılığında uzun yıllar çalışmak istiyor.”

 
 

Ascendum Türkiye Satış ve Pazarlama Destek Müdürü Ebru Nihan Celkan:    

Ascendum Türkiye Satış ve Pazarlama Destek Müdürü Ebru Nihan Celkan

"Yasal düzenleme şart"

İş hayatında yaşanan bazı durumlar karşısında, kadının bir profesyonel gibi değil, toplumdaki geleneksel rolü olan anneliği, eş ve ev kadını rolüne uygun davranılmasının beklenebildiğini belirten Ebru Celkan, beklentinin bu şekilde oluşmasını engellemenin, bir kadın yöneticinin tek başına üstesinden gelebileceği bir durum olmadığına dikkat çekiyor. Bu doğrultuda yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğini aktaran Celkan; “Yasal düzenlemelerin kadınlar lehine, pozitif ayrımcılığı gözeterek şekillendirilmesi gerekiyor. Bu sadece kadınların yasal haklarının arttırılması veya değiştirilmesi değil, aynı zamanda çalışma hayatında yer alan erkeklerin de haklarının yeniden şekillendirilmesiyle mümkün kılınabilir. Engelleri kaldırma yönünde bir eğilim, konsantrasyon ve sistematik çalışmaların kanunla düzenlenmesi önemli bir gereklilik.” ifadesinde bulunuyor. 

HMF Makina Genel Müdür Yardımcısı Reyhan Uğurlu Yücel

HMF Makina Genel Müdür Yardımcısı Reyhan Uğurlu Yücel:

"Kadın yönetici oranı, sadece yüzde 9,3"

Kadının iş hayatındaki sayısının gittikçe artmasına rağmen meslek/cinsiyet ilişkisine göre bakıldığında bazı anketlerde kadın çalışan oranının oldukça az olduğunu aktaran Yücel, bunları sayısal verilerle açıklıyor: “Polislerin yüzde 5.5’i kadın, yüzde 94.5’i erkek, profesörlerin yüzde 28.2’si kadın, hakimlerde bu oran oldukça yüksek; yüzde 36.3. Üst düzey yöneticilerde ise bu oran sadece yüzde 9.3.” Kadın çalışan sayısının az olmasının kadının anne, ev hanımı ve eş gibi geleneksel rolünün ön planda olmasından kaynaklandığına dikkat çeken Yücel; “Yalnızca iş makineleri sektöründe değil, genele baktığımızda kadınların iş hayatındaki oranı erkeklere göre oldukça az. Yönetim kurulu üyeliği, genel müdürlük, icra kurulu başkanlığı gibi görevlerde ve ağır sanayi gibi sektörlerde de kadın sayısı düşük. Girişimcilik konusunda da erkeklere göre daha azlar. Kadınların, özellikle de kadın yöneticilerin oranını yükseltmemiz gerekiyor. Yüzde 9'luk oranın yeni nesil kadın çalışanlarla daha da artacağına inanıyorum. Her sektöre ve her kademede kadın katılımı artacaktır.” şeklinde konuşuyor. 

 SİF İş Makinaları Kurumsal Direktörü Esra Temel Vurgun:

SİF İş Makinaları Kurumsal Direktörü Esra Temel Vurgun

“Sektörde azız ama hızla artıyoruz”

İş makineleri sektörünün diğer sektörlerin çoğuna göre yeni gelişmekte olan bir alan olduğunu belirten Esra Temel Vurgun, buna karşın sektördeki toplam çalışan sayısının son 10 yılda kayda değer rakamlara ulaştığını söylüyor. Kadın çalışan sayısı olarak da hızla arttıklarını belirten Vurgun, sektördeki çalışan kadınların başarısına da vurgu yaparak şunları söylüyor: “İş makineleri sektörünün bilinirliği daha ziyade mühendislerle sınırlıydı. Mühendislerimizin de çok büyük bir bölümü erkek olduğu için iş makineleri sektörü kadınlara yeni yeni kendini gösteriyor. Bir de genel kadın çalışanlar arasında şık ortamlarda, elit organizasyonlarda yer almak isteyenler, şantiye ortamlarında ya da tozlu alanlarda kendini kötü hissedenler var nihayetinde. Bu kesimi de eleyecek olursak, hala kadınlar olarak bu sektörde azız ama hızla artıyoruz. Ve bu sektörde benim tanıdığım kadınlar, yeri geldiğinde erkeklerden başarılı işler çıkartabiliyorlar. Sayıları az olmasına rağmen JCB’nin çok önemli pozisyonda bazı yöneticileri kadın ve çok başarılılar.”

UP Makine Satış ve Pazarlama Müdürü Sibel Aygül

UP Makine Satış ve Pazarlama Müdürü Sibel Aygül:

"Tek engel, önyargı!"

Sekördeki çalışma hayatının ilk yıllarında kadın olmaktan kaynaklanan sorunlar yaşadığını ancak zaman içinde bu durumun düzeldiğini aktaran Sibel Aygül, sektördeki kadın çalışan sayısının artmasıyla kadınlara yönelik önyargının da azalacağına inandığını ifade ediyor. İş makinelerinin, erkek egemen bir yapıya sahip sektör olarak görünmesine karşın, üretim, pazarlama, satış ve kiralama, finansman ve servis gibi tüm ekiplerde kadın çalışan varlığını engelleyecek bir sebep olmadığını vurgulayan Sibel Aygül, “Buradaki engel olsa olsa önyargıdır.” diyerek sözlerini şöyle sürdürüyor: “Önyargı, hem kadınlarda hem de erkeklerde olduğu zaman bir kadının çalışan ya da yönetici olarak yaşayabileceği zorluklar ortaya çıkmaya başlıyor. Bu nedenle tüm sektörlerde olduğu gibi iş makinesi sektöründe de öncelikle önyargılarımızı bırakmalıyız. Olayı, kadın erkek olarak değerlendirmek yerine iş; fiziksel güç, estetik zeka ve yetenek, analitik yeti ya da ehliyet gibi kriterlerin hangisini gerektiriyorsa bunu, kişi bazında değerlendirmek doğru olur. Durumu kadın-erkek eşitliği tartışmasına ya da ego savaşına çevirmemek gerekiyor. Yani özetle benim Sibel Aygül olarak kendi fiziksel özelliklerimi hiç dikkate almadan ‘’Tüm ağır işleri bir erkek gibi yaparım’’ diyerek manasız bir yarışa girmem ne kadar yanlışsa, benim yöneticisi olduğum ekipteki bir erkek arkadaşımın ya da ticaret yaptığımız bir firmanın yetkilisinin ‘’Ben erkeğim ve bir kadın, iş makinesini benden daha iyi bilemez’’ demesi de bir o kadar yanlış.” Çalışan ya da yönetici olarak cinsiyet ayrımına gitmeden sadece kişinin; yaptığı işin gerektirdiği yetiye, bilgiye, donanıma ve tecrübeye sahip olup olmadığına bakıp buna göre bir değerlendirme yapılması gerektiğini vurgulayan Sibel Aygül, ancak bu gerçekleşirse sektördeki kadın çalışanların, erkeklerin yaşadığından farklı sorunlar yaşamayacağını belirtiyor.

Haberin devamı, Makina Market Kasım sayısında...

Yorumlar

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap

İLGİLİ HABERLER