İnşaat ve iş makineleri sektöründe yaşanan gelişmeleri, 27 yıldır hiç ara vermeden okuyucularına aktaran Makina Market, hala ilk sayıdaki heyecanı ile yayın hayatını sürdürüyor.
Abonelik Formu
Abonelik Formu

“Bobcat telehandler, kompakt tasarımı ve yüksek görüş açısı ile dar çalışma alanlarının en iyi oyuncusu”

Sahip olduğu geniş makine parkı ile İzmir bölgesinde çeşitli hafriyat ve altyapı projelerinde yer alan Artaç Hafriyat, filosunu Bobcat telehandler ile güçlendirdi. Son yatırımla birlikte parklarındaki iş makinesi sayısını 55’e çıkardıklarını ifade eden Artaç Hafriyat Kurucu Ortağı Salim Arduçlu, “Gelişmiş özellikleri ve kalitesiyle öne çıkan Bobcat’in HASEL tecrübesiyle pazarda yer alması, markaya olan güvenimizi artırdı. Bu nedenle telehandlerdeki ilk tercihimiz Bobcat oldu” dedi.

Aile şirketi olarak 2005 yılında faaliyetlerine başlayan Artaç Hafriyat, İzmir Çeşme merkezli çalışmalarını sürdürüyor. Geniş ve çeşitli bir makine parkına sahip olan firma; bina yıkım, hafriyat, enerji rüzgar santralleri, arazi temizliği, altyapı işleri, bahçe toprağı, mıcır, baypast, taş çeşitleri temini, kanalizasyon ve temel kazılarında yer alarak, bölgede başarılı işlere imza atıyor. Müşterilerine kaliteli ve sorunsuz hizmet sunmak için makine parkını da sürekli olarak büyütmeye devam eden Artaç Hafriyat, HASEL’den 1 adet Bobcat T40.180 SLP model telehandler satın aldı. Artaç Hafriyat’ın kurucu ortakları Salim Arduçlu ve Nurbay Arduçlu ile görüşerek, firmanın faaliyetlerini ve telehandler tercihleri hakkında konuştuk.

Salim ARDUÇLU – Artaç Hafriyat Kurucu Ortağı

Geniş makine parkı, kesintisiz hizmet

Hafriyat, taahhüt ve inşaat sektöründe faaliyet gösterdiklerini belirten Artaç Hafriyat Kurucu Ortağı Salim Arduçlu, yaklaşık 55 adet iş makinesi ile müşterilerine hizmet kesintisiz sunduklarını söyledi. Salim Arduçlu, “Çeşme yarım adasında hafriyat ve iş makinesi sektörüyle ilgili boşluğu gördük ve harekete geçtik. Bu süreçte müşterilerimizin desteğiyle çok hızlı yol aldık. Sektörle ilgili yaptığımız incelemelerde Türkiye’de insan gücüyle yapılan birçok işin Avrupa’da mini iş makineleri ve bu makinelere uygun ataşmanlarla yapıldığına şahit olduk. Bu doğrultuda müşterilerimize ilk olarak mini iş makineleri ile hizmet vermeye başladık. Zamanla işlerimizin kapsamı büyüdükçe makine parkımızı da genişlettik. Şu anda parkımızda farklı çalışma ağırlıklarına sahip 55’e yakın iş makinesi bulunuyor. Makine parkımızın çeşitli olması nedeniyle geniş bir müşteri portföyüne hitap edebiliyoruz. Güçlü makine parkını doğru yerde, doğru ataçmanla buluşturarak; tecrübeyi, iş disiplinini, dürüstlüğü ve programlı çalışmayı alanında tecrübeli kadromuzla taçlandırıyoruz” dedi.

“En büyük destekçilerimiz, müşterilerimiz”

Ağırlıklı Çeşme olmak üzere İzmir’in farklı bölgelerinde hayata geçirilen birçok önemli projede yer aldıklarına değinen Salim Artuçlu, “Ana merkezimiz Çeşme olsa da Urla, Seferihisar, Güzelbahçe, Karaburun bölgelerinde de yoğun bir şekilde çalışmaya devam ediyoruz. Bu bölgelerin yanı sıra farklı bölgelerden de talepler geldiğinde, değerlendiriyoruz. Müşterilerimizin bizi tercih etmesinde karşılıklı güvenin önemli bir yerde bulunduğunu düşünüyorum. Yaptığımız işte müşterilerimizin hafriyata bakışını değiştirmeyi ve daha kaliteli bir vasfa büründürmeyi amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı.

Bölgenin vazgeçilmez iş makinesi: Telehandler,

Farklı iş makineleri modellerinin yer aldığı geniş bir makine parkına sahip olduklarına dikkat çeken Salim Artuçlu, şu anda telehandlerin bölgelerinde vazgeçilmez bir makine olduğunu söyledi ve şunları ekledi: “Filomuzda bulunan ekskavatör, kazıcı yükleyici, telehandler ve çeşitli iş makineleri ile farklı sektörlerdeki müşterilerimize hizmet veriyoruz. Özellikle telehandler ile işlerimiz oldukça hızlandı. Örneğin; Çeşme’de 3 ay inşaat yasağı olduğu için çalışma zamanımız oldukça kısıtlı. Müteahhitler, bu süreci ekonomik ve hızlı bir şekilde geçirmek istediklerinden dolayı hızlı makinelerle çalışmayı talep ediyor. Bu noktada da telehandler, farklı ataşman seçenekleriyle işleri oldukça hızlandırıyor. Böylece telehandler ile işverenlerimizin sezonluk çalışmalarında işlerini daha hızlı yapmalarına yardımcı oluyoruz. Telehandler, şu anda bölgemizin vazgeçilmez makinesi oldu.”

“HASEL’in Bobcat’i temsil etmesi bize güven veriyor”

Bölgede yoğun olarak telehandler kullandıkları için parklarındaki telehandler sayısını artırmak istediklerini ve bu kapsamda HASEL’den Bobcat marka telehandler yatırımı yaptıklarına değinen Arduçlu, telehandlerde neden Bobcat’i tercih ettiklerini şu sözlerle açıkladı: “Bobcat telehandlerinin gücü, performansı, hızı, gelişmiş özellikleri ve kalitesi, Bobcat’i diğer markalardan farklı kılıyor. Bobcat telehandler ile 2014 yılında tanıştık ve uzun yıllar memnuniyetle kullandık. Daha önceki marka distribütöründen teknik anlamda destek alamadığımız için bir süre maalesef markadan uzak kaldık. HASEL’in Bobcat temsilciliğini aldığını duyduğumuzda Bobcat tekrar gündemimiz oldu. Makineyi incelediğimizde de işletme verimliliğimiz ve tasarrufumuzu arttıracak birçok yeniliği makine üzerinde bulunduğunu gördük, hem satış ekibine hem satış sonrası ekibine güvenimiz tamdır. Yeni yatırımlarımızda da Bobcat telehandler yine öncelikli tercihimiz olacak.”

Dar sokaklarda işler Bobcat ile hızlandı

Çeşme bölgesinin genel itibariyle dar sokaklardan oluştuğu için pratik makinelere ihtiyaç duyduklarını kaydeden Arduçlu, kompakt bir yapıya sahip olan Bobcat T40.180 SLP modeli ile dar sokaklarda çok iyi işler çıkardıklarını söyledi. Arduçlu, “Bobcat telehandleri, kompakt bir yapıya sahip oldukları için malzeme kaldırmada ve istenilen yere bırakmada oldukça kullanışlı. Güçlü ve seri olan telehandler ile zorlu işleri yaparken, makinenin yakıt tasarrufundan da oldukça memnunuz. Aynı zamanda makinedeki joystick özelliğiyle birlikte hız kontrolü istenilen seviyede ayarlanabiliyor. Bu makinelerde şanzıman sistemi olmadığı için operatörler, makineyi kullanırken yüksek hız yapamıyor. Aşağı inerken ve yukarı çıkarken makineye gaz verilmesi gerekiyor. Makinede yer alan yürüyüş modu, bu durumu en iyi bir şekilde optimize ederek, kendini korumaya alıyor. İşimiz gereği makineler, çok fazla farklı yerlere gitmek için hareket ediyor. Bu özelliğin avantajıyla makinenin yürüme sürecinde herhangi bir arıza ve olumsuz durumla karşılaşmıyoruz. T40.180 SLP modelinin gece kullanımı da oldukça rahat. Makinenin üzerinde bulunan ışıklandırma sistemi, tüm ortamı yeterli düzeyde aydınlatırken, bu esnada işlerimizi rahat bir şekilde gerçekleştirebiliyoruz” şeklinde konuştu.

3 yıl 3000 saat garanti

Bobcat T40.180 SLP modelinin kullanımından ve yaptığı işlerden çok memnun olduklarını kaydeden Salim Arduçlu, satın alma sürecinde makineye 3 yıl 3000 saat garanti verildiğini söyledi ve şunları ekledi: “Makinemize 3 yıl 3000 saat garanti verildi. Diğer markalarda garanti süreleri daha az veriliyor. Bakım garantisi bizim için oldukça önemli bir konu. Makinemizin periyodik bakım aralığı 500 saatte bir gerçekleşiyor, bu da bizim için ham maddi hem zaman açısından tasarruf demek oluyor. Bu nedenle bize uygun olarak sunulan bakım paketini de satın aldık. Makinemizin tüm bakımları, HASEL’in yetkili servisleri tarafından yapılacak. Bu tür makinelere servis harici müdahaleler yapmıyoruz” ifadelerine yer verdi.

Güçlü marka güçlü temsilci

“Güçlü markaların arkasında güçlü bir temsilci varsa, tercihimizin daha kolay olduğunu gördük. Bobcat’in arkasında HASEL’in olması, markanın pazarda güvenli bir yerde yer almasını sağladı” ifadelerini kullanan Arduçlu, yeni telehandler yatırımlarında da tercihlerinin yeniden HASEL ve Bobcat olacağını söyledi. Salim Arduçlu, “Bobcat’in telehandlerini satın aldık ve kullanıyoruz. HASEL ile olan iş birliğimizin devam etmesiyle daha fazla makine yatırımı yapmayı planlıyoruz. Hem Bobcat’e hem de arkasında güçlü bir şekilde duran HASEL’e güvenimiz tam.

Harun DEMİREL – Operatör

“Bobcat telehandler ile güvenle çalışıyorum”

Artaç Hafriyat’ta telehandler operatörü olarak görev yapan Harun Demirel ise Bobcat’in telehandlerini kullanırken kendini güvende hissettiğini söyledi. Demirel,“18 yıldır telehandler operatörlüğü yapıyorum. Mesleğime başladığım yıllardan itibaren çeşitli markalar tarafından üretilen telehandler kullandım. Bobcat’in benim için ayrı bir yeri var. Bobcat’in telehandleri ile kendimi güvende hissediyorum. Çünkü Bobcat’in denge sistemi diğer makinelere göre çok gelişmiş ve manevra kabiliyeti de oldukça yüksek. Bu sayede ön ayakları açmadan daha uzağa ve daha yükseğe malzeme verebiliyoruz. Joystick kullanımıyla da makine çok rahat bir şekilde istenilen şekilde yönlendirilebiliyor. Bu sayede milimlik hareketler yapabiliyoruz. Makine sağa ve sola yatma pozisyonunu, gövdeden yaptığı için çok başarılı buluyorum. Bu sayede işimizi yaparken yorulmuyoruz. Bobcat’in telehandlerini satın almak isteyen firmalara, kullanmak isteyen tüm operatörlere gönül rahatlığı ile öneriyorum” sözlerini kaydetti.

Total
0
Shares
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

ÖNCEKİ HABER

İnşaat sektörüne güven artıyor

SONRAKİ HABER

Maden kamyonu 'Mamut' göreve hazır

BENZER HABERLER
Total
0
Share