İnşaat ve iş makineleri sektöründe yaşanan gelişmeleri, 27 yıldır hiç ara vermeden okuyucularına aktaran Makina Market, hala ilk sayıdaki heyecanı ile yayın hayatını sürdürüyor.
Abonelik Formu
Abonelik Formu

Küresel belirsizliklere rağmen inşaat sektörü ekonominin üzerinde büyümeye devam ediyor

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) verilerine göre, küresel ekonomideki düşük büyüme ve yüksek belirsizlik ortamına rağmen Türkiye inşaat sektörü 2025 yılında yüzde 10,8 büyüyerek ekonomiye lokomotif katkısını sürdürdü. Deprem bölgesinde yürütülen yeniden inşa faaliyetleri, kentsel dönüşüm projeleri ve kamu altyapı yatırımları sektörün büyümesinde belirleyici olurken, yüksek maliyetler ve sıkı finansman koşullarının 2026 görünümünde baskı unsuru oluşturmaya devam ettiği ifade edildi.

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) verilerine göre, küresel belirsizliklere ve jeopolitik risklere rağmen Türkiye inşaat sektörü 2025 yılında yüzde 10,8 büyüyerek ekonomiye lokomotif katkısını sürdürdü; deprem bölgesindeki yeniden inşa çalışmaları, kentsel dönüşüm projeleri ve altyapı yatırımları bu güçlü performansta belirleyici olurken, sektörün 13 çeyrektir kesintisiz büyüme eğilimini koruduğu ve önümüzdeki dönemde yüksek maliyetler ile finansman koşullarının temel risk unsurları olarak öne çıktığı vurgulandı (Kaynak: Türkiye Müteahhitler Birliği – TMB).

ABD ekonomisinin 2025 son çeyreğinde %1,4 ile beklentilerin altında büyümesi, FED’in faizleri %3,50–3,75 bandında sabit tutmaya devam etmesi ve Avrupa’da büyümenin %1,4 ile sınırlı kalması küresel yavaşlamanın temel göstergeleri oldu. Çin ekonomisi %4,4 büyüme ile görece daha dirençli görünse de yapısal zayıflıklar ve gayrimenkul sektöründeki sorunlar etkisini sürdürdü. Bu tabloya ek olarak küresel borç stokunun 2025 yılında 348,3 trilyon dolara ulaşması, ekonomik kırılganlığın finansal cephede de derinleştiğini ortaya koydu.

Türkiye ekonomisi dengelenme sürecinde büyümeyi korudu

Türkiye ekonomisi 2025 yılını %3,6 büyüme ile tamamlarken, sıkı para politikası ve yüksek faiz ortamına rağmen iç talep tamamen zayıflamadı. Enflasyon 2025 Mart itibarıyla %30,87 seviyesine gerilerken, işsizlik %8,3’e düştü. Sanayi üretimindeki %22’lik artış ve perakende satışlardaki %15,6’lık yükseliş ekonomik aktivitenin tamamen yavaşlamadığını gösterdi. Ancak dış ticaret açığındaki genişleme ve cari dengedeki bozulma, büyümenin kırılgan yapısını koruduğunu ortaya koydu.

İnşaat sektörü ekonominin üç katı hızla büyüyerek ayrıştı

Türkiye inşaat sektörü 2025 yılında %10,8 büyüyerek genel ekonomik büyümenin yaklaşık üç katı hızında bir performans sergiledi. Bu güçlü ayrışma, sektörün makroekonomik büyümenin en kritik sürükleyicilerinden biri haline geldiğini açık biçimde ortaya koydu. Özellikle 2025’in son çeyreğinde kaydedilen %8,6’lık büyüme ile birlikte sektör 13 çeyrektir kesintisiz büyüme trendini sürdürdü.Bu uzun soluklu büyüme performansının arkasında büyük ölçüde deprem sonrası yeniden imar faaliyetleri, kamu altyapı yatırımları ve kentsel dönüşüm projeleri yer aldı. Sektör, bu dönemde üretim kapasitesini yüksek seviyede tutarken aynı zamanda kamu yatırımlarına duyarlı bir büyüme yapısına da bağımlı hale geldi.

İnşaat üretiminde güçlü yıllık artışa rağmen kısa vadeli yavaşlama sinyali

2026 yılının Şubat ayında inşaat üretimi yıllık bazda %5,9 artış gösterirken aylık bazda %1,3 geriledi. Bu görünüm, sektörde yıllık bazda güçlü bir büyüme devam etmesine rağmen kısa vadeli momentum kaybının başladığını ortaya koydu. Özellikle bina dışı yapıların %12’lik artışla öne çıkması altyapı yatırımlarının sektör içindeki ağırlığını artırırken, bina inşaatındaki %4,9 ve özel inşaat faaliyetlerindeki %5,5’lik büyüme daha dengeli ancak sınırlı bir genişlemeye işaret etti.

Maliyet baskısı büyümenin önündeki en kritik yapısal sorun olmaya devam etti

Sektörün büyümesine rağmen maliyet tarafındaki baskı belirgin şekilde arttı. 2026 Şubat itibarıyla inşaat maliyet endeksi yıllık %25,72 yükselirken, malzeme maliyetleri %23,73, işçilik maliyetleri ise %29,12 artış gösterdi. Özellikle işçilik maliyetlerindeki yüksek artış, hem konut hem altyapı projelerinde karlılığı sınırlayan en önemli unsur haline geldi ve yatırım kararlarını doğrudan etkiledi.

Finansman koşulları özel sektör yatırımlarını baskı altında tutuyor

Yüksek faiz ortamı ve sıkı para politikası özel sektör yatırımlarını sınırlayan temel faktör olmaya devam etti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 2026 Ocak ayında politika faizini %37 seviyesine indirirken, Mart ve Nisan aylarında sabit tutarak kontrollü bir geçiş süreci izledi. Buna rağmen kredi koşullarındaki sıkılık ve finansmana erişim zorlukları özellikle yeni konut üretimini sınırladı.İnşaat güven endeksinin 2026’nın ilk çeyreğinde 85,7’den 80,6’ya gerilemesi, sektörde beklentilerin zayıfladığını ve yatırım iştahının baskı altında kaldığını ortaya koydu.

Konut piyasasında güçlü satışlara rağmen üretim tarafı zayıf kaldı

2025 yılında konut satışları 1,76 milyon adet ile yüksek bir seviyeye ulaşırken, bu satışların büyük bölümü ikinci el piyasada yoğunlaştı. İlk el satışlardaki sınırlı artış yeni konut üretiminde talep zayıflığının sürdüğünü gösterdi. 2026 Mart ayında ipotekli satışlar %35,9 artmasına rağmen toplam satışlar içinde kredi kullanımının düşük payda kalması finansman koşullarının piyasayı sınırladığını ortaya koydu. Yabancılara satışların %20 gerilemesi ise dış talepte belirgin bir zayıflamaya işaret etti.

Yurt dışı müteahhitlik faaliyetleri sektörün küresel gücünü koruyor

2026 yılının ilk çeyreğinde Türk müteahhitlik sektörü yurt dışında 780,3 milyon dolar değerinde 9 projeye imza attı. Altyapı ve enerji projelerinde yoğunlaşan bu faaliyetler, sektörün küresel pazarlarda teknik kapasitesini ve rekabet gücünü koruduğunu ortaya koydu.

Güçlü büyüme, kırılgan denge devam ediyor

Tüm veriler birlikte değerlendirildiğinde Türkiye inşaat sektörünün 2025 yılında ekonominin oldukça üzerinde bir büyüme performansı sergilediği görülüyor. Ancak bu büyüme büyük ölçüde kamu yatırımları ve yeniden imar sürecine dayanırken, özel sektör yatırımlarının zayıf kalması ve yüksek maliyet ortamı sektörün sürdürülebilirlik tarafında kırılganlık oluşturuyor.2026 yılı için sektörün temel sınavı, finansman koşullarının seyri, maliyet baskısının kontrolü ve özel sektör yatırımlarının yeniden devreye girip girmeyeceği olacak.

Total
0
Shares
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ÖNCEKİ HABER

Vögele’nin yeni Mini-Class finişeri iF Design Award 2026 ödülünü kazandı

SONRAKİ HABER

Yellow Table 2026’ya göre küresel iş makinesi sektöründe satışlar artarken yeni rekor kırıldı

BENZER HABERLER
Total
0
Share