

Avrupa Birliği, inşaat atıklarının yeniden hammaddeye dönüşümü için kriter hazırlıyor
Avrupa Birliği, inşaat ve yıkım atıklarından elde edilen ikincil hammaddelerin “Atık” statüsünden çıkarılarak piyasaya sunulabilmesi için ortak kriterler geliştirmeye hazırlanıyor. JRC’nin (Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi) çalışmaları mineral inşaat ve yıkım atıklarına odaklanırken, sektör temsilcileri yeni kuralların geri dönüşümü desteklemesi ancak ilave maliyet ve bürokratik yük oluşturmaması gerektiğine dikkat çekiyor.
HABER
Avrupa Birliği, inşaat ve yıkım atıklarının geri dönüşümünü ve ikincil hammaddelerin kullanımını artırmak amacıyla “End-of-Waste” (Atık statüsünün sona ermesi) kriterleri üzerinde çalışıyor. Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi (JRC) tarafından yürütülen çalışma, belirli koşulları karşılayan işlenmiş atıkların atık statüsünden çıkarılarak ürün veya hammadde olarak değerlendirilmesine yönelik ortak bir çerçeve oluşturmayı amaçlıyor.
İnşaat ve yıkım atıkları AB’nin önemli atık akışlarından birini oluşturuyor
JRC’ye göre inşaat ve yıkım atıkları, Avrupa Birliği’nde oluşan toplam atığın yaklaşık yüzde 40’ını oluşturuyor. Bu atıklar arasında beton, metal, plastik, alçı, yalıtım malzemeleri, ahşap ve cam gibi çok sayıda farklı malzeme bulunuyor. Mevcut uygulamalarda özellikle beton gibi ağır mineral fraksiyonlar kırılarak yol alt temelinde, dolgu ve benzeri uygulamalarda yeniden değerlendiriliyor.
AB’nin çalışması ise bu malzemelerin daha yüksek katma değerli kullanım alanlarına yönlendirilmesini hedefliyor. JRC, geri dönüştürülmüş malzemelerin kalitesinin güvence altına alınması ve kullanım alanlarının genişletilmesiyle ikincil hammaddelerin iç pazardaki dolaşımının artırılabileceğini değerlendiriyor.
Kriterler geri dönüştürülmüş malzemelerin pazarını desteklemeyi amaçlıyor
“End-of-Waste” yaklaşımının temelinde, belirli teknik ve çevresel şartları karşılayan bir malzemenin artık atık olarak değil, piyasaya sunulabilen bir ürün veya ikincil hammadde olarak kabul edilmesi bulunuyor. Avrupa Komisyonu, ortak kriterlerin kalite açısından daha fazla güven oluşturmasını, geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanımını artırmasını ve üye ülkeler arasındaki farklı uygulamalardan kaynaklanan ticari engelleri azaltmasını amaçlıyor. JRC’nin çalışmaları, Komisyonun politika ve mevzuat hazırlıklarına bilimsel ve teknik altyapı sağlıyor. İnşaat ve yıkım atıkları kapsamında yürütülen çalışmalarda özellikle agrega, beton, pişmiş kil tuğla ve alçı gibi malzeme grupları öne çıkıyor. Daha önce yürütülen JRC çalışmasında bu dört atık akışı, AB çapında ortak End-of-Waste kriterleri geliştirilmesi açısından yüksek potansiyele sahip gruplar arasında değerlendirilmişti.
Çalışmada son aşamaya gelindi
AB’nin mineral inşaat ve yıkım atıkları için ortak kriter oluşturma çalışmasında önemli bir aşama haziran ayında geçildi. JRC, 12 Haziran 2026’da üye ülke temsilcileri, yetkili kurumlar, sektör temsilcileri ve diğer paydaşların katıldığı son paydaş çalıştayını düzenledi.
Toplantıda mineral inşaat ve yıkım atıkları için AB çapında End-of-Waste kriterlerine yönelik çalışmanın son gelişmeleri ele alınırken, paydaşların görüşleri de değerlendirildi. JRC’nin nihai teknik raporunun yayımlanmasının ardından Avrupa Komisyonunun önerilen kriterlerin mevzuata dönüştürülmesine yönelik bir süreç başlatması mümkün olacak. Çalışmanın önemli başlıklarından birini de End-of-Waste kriterleri ile Yapı Ürünleri Yönetmeliği (CPR) ve CE işareti arasındaki ilişki oluşturuyor. Bu bağlantının, geri dönüştürülmüş inşaat malzemelerinin piyasaya erişimi açısından önemli sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor.
Sektör maliyet ve rekabetçilik konusunda uyarıyor
Avrupa inşaat sektörü ise ortak kriterlerin oluşturulmasını desteklemekle birlikte, düzenlemenin uygulanmasında ekonomik koşulların dikkate alınmasını istiyor. Avrupa İnşaat Endüstrisi Federasyonu (FIEC), ikincil malzemelerin kullanımının artırılması için uyumlaştırılmış ve uygulanabilir End-of-Waste kriterlerinin gerekli olduğunu belirtiyor. Bununla birlikte kuruluş; yıkım, ayrıştırma, test, depolama ve belgelendirme süreçlerinin ilave maliyetler oluşturduğuna dikkat çekiyor. Özellikle birçok ikincil mineral malzemenin görece düşük ekonomik değer taşıması ve ekonomik olarak taşınabileceği mesafenin sınırlı olması nedeniyle, yeni kriterlerin orantısız düzenleyici yükler oluşturmaması gerektiği ifade ediliyor.
Geri dönüşüm sektöründen kriterlere yönelik farklı değerlendirmeler geliyor
Avrupa Atık Yönetimi Birliği (FEAD) ise JRC’nin şubat ayında yayımladığı güncellenmiş önerideki bazı değişiklikleri olumlu karşıladı. FEAD, önerideki uygunluk testlerinin geçerlilik süresinin 24 aydan 36 aya çıkarılmasını, bazı malzeme bileşimi sınırlarının kaldırılmasını ve sızıntı testlerinde tek bir AB limit değerleri setine yönelinmesini olumlu gelişmeler arasında gösterdi.
Bununla birlikte kuruluş, geri dönüştürülmüş agregalar için önerilen bazı sızıntı limitlerinin belirlenmesinde kullanılan metodolojiye ilişkin ocak ayında eleştiriler de yayımlamıştı. FEAD, farklı ülkelerdeki limitlerin farklı risk değerlendirmeleri ve yerel koşullar temelinde oluşturulduğunu belirterek, bu değerlerin yalnızca sayısal olarak karşılaştırılmasının yanıltıcı sonuçlar doğurabileceğini savundu.
Düzenlemenin kapsamı netleşiyor
AB’nin End-of-Waste çalışması henüz nihai mevzuat aşamasına gelmiş değil. JRC’nin teknik çalışması tamamlandıktan sonra Avrupa Komisyonunun önerileri değerlendirmesi ve olası mevzuat sürecini başlatması bekleniyor. Bu nedenle mevcut kriterlerin, inşaat ve yıkım sektöründe doğrudan uygulanmaya başlayan yeni bir AB zorunluluğu olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. Bununla birlikte süreç, Avrupa’da yıkım atıklarının ayrıştırılması, geri dönüştürülmüş agrega üretimi, malzeme kalitesinin test edilmesi ve ikincil hammaddelerin yeniden inşaat sektörüne kazandırılması gibi alanlarda faaliyet gösteren şirketler açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişme niteliği taşıyor.
çeka ocak
fgrgerg




