Font
Night paving crew lays asphalt with heavy machinery and hand tools, illuminated by bright lights and steam.
Workers use a large paving machine at night to lay asphalt, illuminated by bright lights, with steam rising.

MAKALE

WRI Türkiye Ulaşım & Yol Güvenliği Kıdemli Yöneticisi Celal Tolga Imamoglu, “Gece Yol Yapımı: Gürültü, güvenlik ve teknoloji arasında yeni denge” başlıklı makalesinde akıllı sıkıştırmaya yönelik yenilikçi çözümler hakkında bilgiler paylaşıyor.

Gece yol yapımı: Gürültü, güvenlik ve teknoloji arasında yeni denge

Volvo EC230 Electric excavator with a full bucket of dirt on a construction site.

Şehirlerde artan trafik yoğunluğu ve gündüz saatlerinde çalışma kısıtları, yol yapım ve bakım faaliyetlerini giderek gece saatlerine kaydırmaktadır. Bugün birçok büyük şehirde asfalt serimi ve bakım çalışmaları gece gerçekleştirilmektedir. Bu durum yalnızca operasyonel bir tercih değil, aynı zamanda yeni bir şantiye modelinin ortaya çıktığını göstermektedir.

Avrupa’da gece çalışmaları uzun yıllara dayanan planlı bir dönüşümün sonucudur. Almanya’da otoyol bakım çalışmaları 2000’li yılların başından itibaren geceye kaydırılmış, İngiltere’de 2010 sonrası dönemde bu uygulama standart hale gelmiştir. Hollanda’da 2015 sonrası şehir içi projelerde yaygınlaşırken, Oslo’da 2019 itibarıyla düşük emisyon ve düşük gürültü hedefleri ile yeni bir boyut kazanmış, 2023–2025 döneminde elektrikli ekipman kullanımı ile güçlenmiştir.

Türkiye’de ise İstanbul başta olmak üzere büyükşehirlerde gece asfalt çalışmaları 2010’lu yıllardan itibaren, daha sistematik olarak ise 2018 sonrası dönemde yaygınlaşmıştır. Ankara ve İzmir’de de 2015 sonrası gece uygulamaları artmıştır. Bu yaklaşım, yoğun trafik baskısı altındaki şehirlerde operasyonel bir zorunluluk haline gelmiştir.

Gece çalışmalarının en önemli avantajı, trafik etkisini azaltarak proje sürelerini kısaltmasıdır. Ancak sürdürülebilirlik açısından en kritik konu gürültü yönetimidir. Avrupa’da gece çalışmaları sıkı gürültü limitleri ile yürütülmekte ve bu durum ekipman seçimini doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle düşük gürültülü ekipmanlar ve özellikle elektrikli iş makineleri giderek daha fazla tercih edilmektedir.

Teknoloji bu dönüşümün temel itici gücüdür. Elektrikli ekskavatörler ve silindirler sayesinde hem gürültü hem de emisyonlar azaltılmaktadır. Bunun yanında LED aydınlatma, sensör tabanlı güvenlik sistemleri ve otomatik makine kontrol teknolojileri, gece çalışmalarında verimliliği ve güvenliği artırmaktadır.

Bununla birlikte gece çalışmaları, doğası gereği daha yüksek güvenlik riskleri barındırmaktadır. Düşük görüş mesafesi, sürücülerin şantiye alanını geç fark etmesine ve ani manevralara neden olurken, yaya hareketlerinin kontrolü ve makine-operatör etkileşimi daha karmaşık hale gelmektedir. Bu durum, şantiye alanlarını yol güvenliği açısından kritik risk noktalarına dönüştürmektedir. Avrupa’da bu riskleri azaltmak için geçici trafik yönetimi artık ayrı bir mühendislik disiplini olarak ele alınmakta; reflektif bariyer sistemleri, dinamik yönlendirme elemanları ve yüksek performanslı işaretleme çözümleri standart uygulamalar haline gelmektedir. Türkiye’de ise bu alanda önemli bir potansiyel bulunmakla birlikte, standartlaşma ve uygulama kalitesinin artırılması kritik bir ihtiyaçtır.

Sonuç olarak, gece çalışmaları artık geçici bir çözüm değil, şehir içi yol yapımının stratejik bir bileşeni haline gelmiştir. Bu yeni şantiye modeli yalnızca çalışma saatlerini değil; ekipman seçimini, güvenlik yaklaşımını ve proje yönetim anlayışını da köklü şekilde Sonuç olarak, gece çalışmaları artık geçici bir çözüm değil, şehir içi yol yapımının stratejik bir bileşeni haline gelmiştir. Bu yeni şantiye modeli yalnızca çalışma saatlerini değil; ekipman seçimini, güvenlik yaklaşımını ve proje yönetim anlayışını da köklü şekilde değiştirmektedir. Önümüzdeki dönemde başarılı projeler, sadece hızlı tamamlanan değil; aynı zamanda düşük gürültü, yüksek güvenlik ve ileri teknoloji entegrasyonu ile yönetilen projeler olacaktır. Geleceğin şantiyeleri daha sessiz, daha akıllı ve daha kontrollü olacak; bu dönüşümün merkezinde ise insanı merkeze alan güvenlik, teknoloji ve sürdürülebilirlik yaklaşımı yer alacaktır.

Man in shirt, tie, and suspenders speaking at a World Resources Institute workshop.

Celal Tolga IMAMOGLU - WRI Türkiye Ulaşım & Yol Güvenliği Kıdemli Yöneticisi

vv