Türkiye Hazır Beton Birliği’nin Ağustos 2026 Hazır Beton Endeksi Raporu, inşaat sektöründeki zayıf görünümün ağustosta da sürdüğünü ortaya koydu. Tüm endeksler yıllık bazda gerilerken, yüksek borçlanma maliyetleri ve krediye erişimdeki sıkı finansal koşullar sektörün faaliyet ve yatırım kararlarını sınırlayan başlıca unsurlar oldu.
Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), inşaat sektörü ile bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durum ve gelecek beklentilerini ortaya koyan Hazır Beton Endeksi 2026 Ağustos Ayı Raporu’nu yayımladı. İnşaat sektörünün temel girdilerinden biri olan hazır betonun üretildikten kısa süre sonra stoklanmadan kullanılması, endeksi sektördeki büyüme hızını takip etmek açısından öncü göstergelerden biri haline getiriyor. Rapora göre endeksler yılın önemli bölümünde 100,00 eşik değerinin altında hareket etti. Temmuz ve ağustos verileri birlikte değerlendirildiğinde, sektördeki zayıf görünümün korunduğu ve göstergelerin eşik değerin altında yatay bir seyir izlediği görüldü. Temmuz ayında yaşanan gerilemenin ardından ağustosta endekslerde sınırlı hareketler yaşandı.
Güven göstergesi düşük seviyesini korudu
Güven Endeksi, dönem boyunca eşik değerin altında seyreden göstergeler arasında düşük seviyesini korudu. Ağustosta da benzer görünümünü sürdüren endeksin 100,00 seviyesinin belirgin şekilde altında kalması, sektörde güven ortamının güçlü bir seviyeye ulaşmadığını ve piyasa oyuncularının temkinli yaklaşımını koruduğunu gösterdi.
Faaliyet Endeksi de ağustosta 100,00 eşik değerinin altında kaldı. Bu görünüm, sektördeki faaliyet ivmesinin zayıf olduğunu ortaya koyarken, endeksin eşik değere yakın seyrini koruması derin bir daralmadan ziyade sınırlı bir yavaşlamaya işaret etti.
Hazır Beton Endeksi, alt endekslerdeki görünüme paralel olarak ağustosta da eşik değerin altında yatay seyrini sürdürdü. Bileşik endeksin bu seviyede kalması, sektör genelinde kalıcı ve güçlü bir toparlanmanın henüz başlamadığını gösterdi.
Beklenti Endeksi ise sektör temsilcilerinin önümüzdeki döneme ilişkin değerlendirmelerinde belirsizliğin sürdüğünü ortaya koydu. Endeksin 100,00 eşik değerinin altında bulunması, geleceğe yönelik beklentilerdeki zayıf görünümün devam ettiğine işaret etti.

Tüm endekslerde yıllık gerileme görüldü
Ağustos ayındaki yıllık değişimlere bakıldığında, tüm endekslerin negatif bölgede yer aldığı görüldü. Yıllık bazda en belirgin gerileme yüzde 1,1 ile Beklenti Endeksi’nde gerçekleşti. Bu sonuç, sektör temsilcilerinin gelecek döneme ilişkin değerlendirmelerinde temkinli yaklaşımın sürdüğünü gösterdi. Güven Endeksi ve bileşik Hazır Beton Endeksi yüzde 0,8 gerilerken, Faaliyet Endeksi yüzde 0,5 düşüş kaydetti. Temmuz ayında yüzde 1,5 gerileyen Faaliyet Endeksi’ndeki düşüşün ağustosta yüzde 0,5’e yavaşlaması, sahadaki iş hacminde sınırlı bir dengelenme olduğunu gösterdi. Buna karşın Beklenti Endeksi’ndeki yüzde 1,1’lik gerileme, piyasa oyuncularının geleceğe ilişkin bekleyişinin sürdüğünü ortaya koydu. 2026’nın üçüncü çeyreğinde açıklanan ağustos verileri, sektörün yıllık bazda daralma baskısı altında kalmaya devam ettiğini gösterdi. Bileşik Hazır Beton Endeksi ile alt endekslerdeki negatif seyir, inşaat sahasındaki reel hareketlilik ve talep koşullarının geçen yılın gerisinde kaldığına işaret etti.
“Piyasa aktörlerinin temkinli bekleyişi devam etmektedir”
Rapor sonuçlarını değerlendiren Türkiye Hazır Beton Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “Hazır Beton Endeksi, ağustos ayı itibarıyla alt endekslerdeki görünüme paralel olarak eşik değerin altındaki yatay seyrini korumuştur. Hazır betonda tüm endeksler yıllık bazda gerilerken sektörde daralma baskısı sürmekte ve güçlü bir toparlanma için piyasa aktörlerinin temkinli bekleyişi devam etmektedir” dedi.
Faiz seviyelerindeki değişim özel sektör projelerinde önem arz ediyor
İnşaat sektöründeki faaliyet ve yatırım iştahını değerlendiren Yavuz Işık, “Ağustos 2026 itibarıyla inşaat sektöründeki faaliyeti ve yatırım iştahını kısıtlayan en temel unsur, yüksek borçlanma maliyetleri ve krediye erişimdeki sıkı finansal koşullar olmaya devam etmektedir. TCMB’nin dezenflasyon patikasına sadık kalan kısıtlayıcı para politikası duruşu ve politika faizini yüksek seviyelerde tutması, ipotekli konut satışları ile ticari gayrimenkul projelerinin ihtiyaç duyduğu uygun maliyetli ve uzun vadeli finansmana erişimi engellemektedir. Bu durum, faiz seviyelerinde anlamlı bir gerileme yaşanmadığı sürece inşaat sektöründeki reel hareketliliğin ve özel sektör odaklı yeni projelerin oldukça sınırlı kalacağını açıkça göstermektedir” diye konuştu.

Faiz indiriminin zamanlaması belirleyici olacak
TCMB’nin Enflasyon Raporu öngörüleri ile piyasa beklenti anketlerindeki orta vadeli projeksiyonlara da değinen Işık, enflasyon patikasındaki düşüşe paralel olarak faiz indirim döngüsünün ve finansal koşullardaki olası gevşemenin zamanlamasının sektörün geleceği açısından önem taşıdığını ifade etti.
Işık, “Merkez Bankası’nın dezenflasyon sürecinde kalıcılık sağlandıkça kademeli bir faiz indirim patikasına girmesi beklenmekle birlikte, mevcut borçlanma maliyetlerinin yüksekliği kısa vadede konut talebini ve müteahhitlerin yatırım kararlarını baskılamayı sürdürecektir. Dolayısıyla, faiz oranlarında ve finansman kanallarında sektörü rahatlatacak net bir aşağı yönlü gevşeme yaşanana kadar inşaat faaliyetlerindeki toparlanma kısıtlı kalmaya devam edecektir” açıklamalarını yaptı.
