WRI Türkiye Ulaşım & Yol Güvenliği Kıdemli Yöneticisi Celal Tolga İmamoğlu, “Şantiyeyi Gören Otomobiller: Yol Çalışmalarında Yeni Dijital Dönem” başlıklı yazısında, teknolojinin yol çalışmalarına entegrasyonuyla birlikte geçici çalışma alanlarının araçlar tarafından algılanması ve dijital olarak konumlandırılmasının önemine dikkat çekiyor.
Bir yol çalışmasına yaklaşırken koniler, bariyerler ve uyarı levhaları sürücüye yol düzeninin değiştiğini gösterir. Ancak sahadaki bu değişiklikler dijital haritalara her zaman aynı hızla yansımıyor. Gelişmiş sürüş destek sistemleri ve otonom araçların yaygınlaşmasıyla birlikte, geçici yol çalışmalarının araçlar tarafından algılanması da önem kazanıyor.

Temmuz 2026’da yayımlanan “Framework and Multi-modal Dataset for Roadwork Zone Detection and Geo-localization” başlıklı çalışma bu konuya odaklanıyor. Araştırmacıların geliştirdiği Roadwork Zone Detection and Geo-localization (RZDG) yaklaşımı, kamera ve LiDAR verilerini kullanarak yol çalışma alanlarındaki geçici unsurları tespit etmeyi ve konumlarını belirlemeyi amaçlıyor.
Burada araç sadece önündeki koni veya bariyeri görmüyor, aynı zamanda nerede bulunduğunu da belirlemeye çalışıyor. Araştırmada gerçek yol verileri ile simülasyon verileri birlikte kullanılmış. Gerçek yol koşullarında sistem yaklaşık %89,8 recall değerine ulaşmış. Başka bir ifadeyle, mevcut yol çalışma unsurlarının büyük bölümünü tespit edebilmiş. Bu oran sistemin genel doğruluğu anlamına gelmese de sonuçlar dikkat çekici.
Örneğin sabah başlayan bir bakım çalışması nedeniyle bir şerit kapatılmış olabilir. Yol artık farklıdır ama dijital harita hâlâ eski düzeni gösteriyor olabilir. Yoldan geçen araçların bu değişikliği algılayıp konumlandırması, yol ve trafik bilgilerinin daha hızlı güncellenmesini sağlayabilir.
Araçların topladığı bilgiler doğrulanıp bağlantılı sistemler üzerinden paylaşılırsa, diğer araçların çalışma alanına ulaşmadan önce bilgilendirilmesi de mümkün olabilir. V2X teknolojileriyle bu veriler navigasyon sistemleri ve trafik yönetim merkezleriyle paylaşılabilir. Özellikle şerit kapanmaları ve geçici trafik düzenlemelerinde daha erken bilgilendirme yol güvenliğine katkı sağlayabilir.

Akıllı şantiye denildiğinde genellikle otonom iş makineleri, drone’lar veya dijital proje yönetimi akla geliyor. Oysa şantiyenin araçlar ve dijital haritalar tarafından tanınması da bu dönüşümün bir parçası. Çalışma alanının nerede başlayıp bittiği veya hangi şeridin kapalı olduğu gelecekte dijital yol bilgisinin sürekli güncellenen unsurları arasında yer alabilir.
Türkiye’de bu yaklaşım özellikle otoyol bakım çalışmalarında, belediyelerin yol ve altyapı çalışmalarında ve geçici şerit kapamalarında kullanılabilir. Araçlardan gelen verinin trafik yönetim merkezleri ve navigasyon sistemleriyle birlikte kullanılması, sürücülerin çalışma alanlarından daha erken haberdar olmasını sağlayabilir. Bunun için yol çalışması verilerinin dijital olarak üretilmesi ve kurumlar arasında ortak standartlarla paylaşılması önemli.
Uygulamada hâlâ çözülmesi gereken konular var. Gece ve kötü hava koşulları, yoğun trafik, GPS hassasiyeti veya yer değiştirmiş şantiye ekipmanları sistemin performansını etkileyebilir. Araçlardan gelen bilginin nasıl doğrulanacağı da önemli bir konu.
Yol şantiyelerindeki dijital dönüşüm artık yalnızca iş makineleriyle sınırlı değil. Gelecekte koni ve bariyerler sürücüyü fiziksel olarak uyarmaya devam ederken, araçların algıladığı dijital yol bilgisinin de bir parçası haline gelebilir.
