Türkiye Müteahhitler Birliği’nin (TMB) 2026 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin İnşaat Sektörü Analizi Raporu’na göre, inşaat sektörü yılın ikinci çeyreğinde yüzde 1,9 daraldı. Yüksek finansman ve işçilik maliyetleri, zayıflayan konut talebi ve özel sektör yatırımlarındaki temkinli seyir yurt içi faaliyetleri sınırlandırırken, jeopolitik riskler ve küresel finansman koşulları yurt dışı müteahhitlik hizmetlerini baskılıyor.
Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), “Küresel Ekonominin Yeni Fay Hatları” başlıklı 2026 yılı üçüncü çeyrek İnşaat Sektörü Analizi Raporu’nu yayımladı. Yurt içi ekonomik gelişmelerin yanı sıra inşaat sektörünün temel göstergeleri ve yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinin değerlendirildiği raporda, sektördeki büyüme kaybına, artan maliyetlere ve uluslararası pazarlarda karşılaşılan risklere dikkat çekildi.
İnşaat sektörü ikinci çeyrekte daraldı
Rapora göre Türkiye ekonomisi 2026 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,3 büyürken, inşaat sektörü aynı dönemde yüzde 1,9 daraldı. Son yıllarda ekonominin üzerinde büyüme performansı sergileyen sektördeki bu gerilemede yüksek finansman maliyetleri, sıkı kredi koşulları ve özel sektör yatırımlarındaki temkinli yaklaşım etkili oldu. Deprem bölgesindeki yeniden inşa faaliyetleri ve kamu yatırımları sektörü desteklemeyi sürdürürken, konut talebindeki zayıflama büyüme performansını sınırladı.Aynı dönemde toplam sabit sermaye yatırımları zincirlenmiş hacim endeksine göre yüzde 0,6 artarken, inşaat yatırımları yüzde 0,9 azaldı. İnşaat sektörünün toplam istihdam içerisindeki payı ise yüzde 6,8 seviyesinde gerçekleşti.
Maliyet artışları karlılık üzerindeki baskıyı sürdürüyor
TÜİK verilerine göre İnşaat Maliyet Endeksi, Ağustos 2026’da aylık yüzde 2,04, yıllık yüzde 29,59 arttı. Malzeme maliyetleri aylık yüzde 2,73, yıllık yüzde 28,72 yükselirken, işçilik maliyetlerindeki artış aylık yüzde 0,82, yıllık yüzde 31,20 oldu.
Aynı dönemde bina inşaatı maliyet endeksi yıllık yüzde 28,94, bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi ise yüzde 31,68 artış kaydetti. Aylık bazda malzeme fiyatlarındaki yükseliş öne çıkarken, işçilik maliyetlerinin yıllık bazda yüksek seyri sektörün kârlılığı üzerindeki baskının devam ettiğini gösterdi. Finansman giderleriyle birlikte artan maliyetler, yeni yatırım ve proje kararlarında temkinli yaklaşımı güçlendirdi.

Üretim artarken inşaat cirosu geriledi
Ağustos ayında inşaat sektörü ciro endeksi yıllık yüzde 19,2 artarken, aylık bazda yüzde 3,7 geriledi. Aynı dönemde sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörlerinin toplam ciro endeksi yıllık yüzde 31,8, aylık yüzde 3 arttı.
İnşaat üretim endeksi ise Ağustos ayında yıllık yüzde 2,3, aylık yüzde 4 yükseldi. Alt sektörler incelendiğinde bina inşaatı üretimi yıllık yüzde 0,9 azalırken, bina dışı yapıların inşaatında yüzde 21,8, özel inşaat faaliyetlerinde yüzde 0,1 artış kaydedildi. Üretim hacmindeki yükselişe karşın cironun aylık bazda gerilemesi, sektörde üretim ve gelir göstergelerinin farklı yönde hareket ettiğini ortaya koydu.
İnşaat sektöründe güven zayıf seyrini korudu
İnşaat Güven Endeksi, Eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 0,2 gerileyerek 83 seviyesine indi. Endeksin 100 eşik değerinin altında kalması, sektörde mevcut faaliyetlere ve gelecek döneme ilişkin beklentilerde kötümser görünümün sürdüğünü gösterdi. Alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi yüzde 1,9 artışla 80,4’e yükselirken, gelecek üç aylık dönemde toplam çalışan sayısına ilişkin beklenti yüzde 2,1 azalarak 85,5’e geriledi.
Türkiye İMSAD tarafından açıklanan İnşaat Malzemesi Sanayi Bileşik Endeksi de Ağustos ayında 1,1 puan düşerek 72 seviyesine indi. Faaliyet, güven ve beklenti alt endekslerinin tamamında gerileme yaşanması, sektördeki ihtiyatlı görünümün inşaat malzemesi sanayisine de yansıdığına işaret etti.
Konut satışlarındaki gerilemede ikinci el piyasası öne çıktı
Türkiye genelinde konut satışları, Eylül 2026’da geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,3 azalarak 142 bin 390 adet oldu. İlk el konut satışları yüzde 3,9 artışla 51 bin 519 adede yükselirken, ikinci el satışlar yüzde 15,3 düşüşle 90 bin 871 adede geriledi. Böylece toplam satışların yüzde 36,2’sini ilk el, yüzde 63,8’ini ikinci el konutlar oluşturdu. Ocak-Eylül 2026 döneminde toplam konut satışları yıllık yüzde 7,2 azalarak 1 milyon 92 bin 919 adede indi. İlk el satışlar yüzde 0,6, ikinci el satışlar ise yüzde 10 geriledi. Bu veriler, konut piyasasındaki daralmada ikinci el segmentinin belirleyici olduğunu ortaya koydu.
Konut finansmanındaki zorluklar talebi sınırladı
Eylül ayında ipotekli konut satışları yıllık yüzde 5,1 artarak 23 bin 397 adede ulaşırken, diğer satışlar yüzde 11,6 azalarak 118 bin 993 adet oldu. İpotekli satışların toplam içerisindeki payı yüzde 16,4 seviyesinde kaldı.
Ocak-Eylül döneminde ipotekli satışlar yüzde 24,7 artışla 212 bin 210 adede yükselirken, diğer satışlar yüzde 12,5 geriledi. İpotekli satışlardaki artış kredi kanalıyla konut talebinde hareketlenmeye işaret etse de bu satışların toplam içerisindeki payının sınırlı kalması, finansman koşullarının talep üzerindeki etkisinin devam ettiğini gösterdi. Yüksek konut fiyatları ve hanehalkının satın alma gücündeki baskılar da piyasadaki hareketliliği sınırlandırdı.
Konut fiyatları reel olarak düşmeye devam etti
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanan Konut Fiyat Endeksi, Eylül ayında aylık yüzde 1,2 artışla 239,4 seviyesine yükseldi. Endeks yıllık bazda nominal olarak yüzde 22,3 artarken, reel olarak yüzde 5,7 geriledi. Aynı dönemde konut fiyatları aylık bazda İstanbul’da yüzde 2, Ankara’da yüzde 0,1 ve İzmir’de yüzde 1 arttı. Yıllık artış oranları ise İstanbul’da yüzde 26,8, Ankara’da yüzde 22 ve İzmir’de yüzde 21 olarak gerçekleşti. Böylece konut fiyatlarında nominal artış sürerken enflasyondan arındırılmış fiyatlardaki düşüş devam etti.

Yapı ruhsatlarındaki artış tamamlanan yapılara aynı ölçüde yansımadı
2026 yılının ilk çeyreğinde yapı ruhsatı verilen bina sayısı yıllık yüzde 19,6, daire sayısı yüzde 37 ve toplam yüzölçümü yüzde 26,1 arttı. Aynı dönemde yapı kullanma izin belgesi verilen bina sayısında yüzde 4,8, daire sayısında yüzde 10,1 ve toplam yüzölçümünde yüzde 3,5 artış kaydedildi. Yapı ruhsatlarındaki çift haneli yükselişler yeni yapı üretimine yönelik faaliyetlerde genişlemeye işaret ederken, yapı kullanma izin belgelerindeki daha sınırlı artış, ruhsat aşamasındaki hareketliliğin tamamlanan yapılara aynı ölçüde yansımadığını ortaya koydu.
Yurt dışı müteahhitlik hizmetleri 4,9 milyar dolarlık proje üstlendi
TMB raporuna göre Türk müteahhitlik firmaları, 2026 yılının ilk dokuz ayında toplam 4,9 milyar ABD doları tutarında 97 proje üstlendi. Küresel finansman koşulları ve jeopolitik gelişmelerin etkisiyle yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinde ivme kaybı yaşanırken, yurt dışında iş üstlenilen ülke sayısı Kanada’nın da eklenmesiyle 139’a yükseldi. İlk üç çeyrekte en fazla proje üstlenilen ülke, 1,1 milyar ABD dolarıyla Suudi Arabistan oldu. Romanya 670 milyon ABD dolarıyla ikinci, Libya ise 635,8 milyon ABD dolarıyla üçüncü sırada yer aldı. Özellikle Orta Doğu başta olmak üzere önemli pazarlardaki belirsizliklerin yatırım kararları ve proje finansmanı üzerinde baskı oluşturduğu belirtildi. Buna karşın Türk müteahhitlik sektörünün uluslararası pazarlardaki güçlü konumunu koruduğu vurgulandı. Engineering News-Record (ENR) dergisinin 2026 yılı “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi” listesinde Türkiye, 49 firmayla Çin’in ardından ikinci sırada yer aldı. Bu sonuç, Türk müteahhitlik sektörünün küresel ölçekteki rekabet gücünü ortaya koydu.
